2.2.11

Komşu Komşunun Nesine Muhtaç

Bizim Mahalle
Bizim üst kat komşumuz 80 yaşında bir Parizyen beyefendi. Her zaman şık şıkıdım giyinen, her gördüğünde mutlaka « bonjour »laşan, başından şapkası eksik olmaz falan çok hoş. Geçenlerde bizim komşu binanın girişine bir duyuru astı. « Sıradışı olarak bu haftasonu evimde bir kutlama olacak lütfen gürültüyü affedin » yazmış. Bizim de hoşumuza gitti dedik bak ne şeker, ihtiyarlar kendi aralarında eğlenecekler. Burada « danslı çay partisi » diye partiler yapılıyor eski nesil ama içi hala cıvıl cıvıl olanlar için. Hatta bir arkadaşımızın 85’lik uzun zamandır bekar babası bayağı « genç » (75’lik)hatun tavlıyor o partilerden dans mans derken.
Parti saat 20 gibi salsa müzikleriyle başladı. Bizde de arkadaşlar vardı biz de nasiplendik ihtiyarların müziklerinden. Ayyyy ne minnoş salsa yapıyorlar diye diye. Fakat gece 00 :30, 01 :30, 02 :30 derken parti bildiğiniz hard techno partiye döndü ve -abartıyorsam techno kulübe götürün beni- saat 05:00 de bitti. O saate kadar uyku falan kalmadığı için tavanın şangırdamasını seyrettim bütün gece. Simdi yaşlı komşumuza apayrı bir saygı besliyorum ve de meraktan kudurucam ulan. Kim bu amca neyin nesi ? Arkadaşları kimdir beni de alsınlar arkadaş gruplarına ben de gencim.
Isviçre ‘de bir şehir efsanesi var. « D » buna kıl oluyor. Doğruya doğru şimdi çamur atmıyim ben de hiç rast gelmedim. Ama bütün « Isviçre’de yaşama rehber »lerinde yazılır. Isviçre’de saat 22’den sonra tuvalet sifonunu bile çekmeyin yasaktır diye. Sabaha kadar altımıza mı kaçıralım yoksa böbrek yetmezliği mi çekelim nedir yani ? Primababy kullanın. Duş almak da yasak bir saatten sonra.
Ama birkaç kere benim de başıma geldi bunu « D » inkar edemez, diyelim bir parti yaptınız hatta komşunuzu da davet ettiniz. Komşunuz coştu eglendi, bir saatten sonra kibarca teşekkür etti evine gitti. Evine girer girmez polisi arar ve gürültüden şikayet eder !! Polis de yemez içmez gelir. Gelen polis de çoğu zaman genç tabii o saatte. Onlar da halinizden anlar ama netcen kanun kural böyle.
Isviçre’deki kuralları saymazsam olmaz. Örneğin binaların çamaşır alanları ortaktır evlerde çok nadir çamaşır makinesi var. Herkesin haftanın bir günü çamaşır günü ama yanılır da o günü kaçırırsan kusura bakma 1 hafta çamaşır yıkama yok sana. Eğer çamaşır günün mesai gününe denk geliyorsa bitmişsin arkadaşım sen. Bir arkadaşımız hep iş seyahatinde olduğu bir dönem 5 hafta çamaşır gününü kaçırmış sonunda bir Pazar günü « kimse görmez nasılsa » diye gizlice çamaşır odasına süzülüp yasadışı eylemine başlamış. Camaşırın durma saatinde yine odaya sızınca bir de ne görsün ah sorarim size ne görsün? Kanun avcısı bir komşu makineyi durdurmuş çocuğun bütün ıslak çamaşırlarını da çıkarıp yere atmış. Su uyur komşu uyumaz heyt be ! Bizim ikiz+1 çocukları olan arkadaşlarımız var. Veletlerin hepsinin üstünüze afiyet ayni anda cırcır olduğu bir hafta vardı. O hafta hiç görüşmedik arkadaşlarımızla çünkü çamaşır günleri geçmişti ve gelmesine 6 gün vardı ve evleri çok kokuyordu valla ama ya napiyim yani kokuyordu bildiğin.
Bir de pazarları hiçbir iş yapmama kuralı var ki sanırım özü eski zamanlara dini kurallara dayanıyor. Hani Pazar günü sadece ibadet edin gibisinden. Ama insanoğlu tabii işine gelen kuralları alıyor. Adam ömrümde kilise kapısının eşiğinden öte gitmemiş (bkz « ») ama Pazar günü parmağını kıpırdatmaz. Afrikalı müslümanların 4 karı alması sonra da onlara rakı masası kurdurması hesabı gibi birşey. (bizde yok di mi öyle kaka şeyler? yok canım!!)Müstakil bir evde oturan Ingiliz bir arkadaşım vardı evin en yakınındaki ev 1 km mesafede. Bir Pazar günü kocası çıkmış çimleri biçmeye. 10 dakika sonra polis gelmiş « komşularınızdan şikayet var Pazar günleri çim biçemezsiniz » diye. Komşu derken ??? adamın elinde kızılötesi dürbünle iş yapan komşu var mı acaba diye ava çıkmış olması lazım bunu görüp şikayet etmek için. Art niyet var hakim bey.
Isviçrede en büyük düzen sağlayıcılar « concierge » yani apartman görevlileri (kapıcı demiyoruz artık biliyorsunuz). Bizim Portekizli bir kapıcımız vardı Allaam düşman başına ! Hepimizi sıraya sokup bir tırnak kontrolü yapamadığı kalıyordu bildiğin. Yağmur yağıyor, eve geldin, ıslak şemsiyeyi sadece 5 dakika için kapının önüne bıraktın -valla ceketimi çikarana kadar sonra hemen alicam içeri yeminle bak - diyelim sen daha kapıyı kapamadan ayağını araya koyup şemsiyeyi kafana fırlatıyordu. Bizim kapı önü ayakkabi ve kapı önü çöp meraklıları için de lazım bence birer portekizli kapıcı. Kapı önü ayakkabı kolluk kuvveti. Cami önü mü ulem burası çaaaaat (bu tokat sesi oluyor) Bir günden bir güne ne bir tatlı ses ne bir güleryüz. Okulun asabi müdür yardımcısı kılıklı bir kadındı. Önünden geçerken şöyle bir kendine çeki düzen veresi gelir insanın, ceketini falan ilikleyip. Biz « D »yle çok korkuyorduk ondan. Diğer düzen sağlayıcılar de yaşlı teyzeler. Park saatini geçiren arabaları tespit edip polise haber veriyorlar. Bir de bazen yaya geçidinde duruyor musun bakalim diye test edip durmazsan onu da polise haber veriyorlar.
Görünen komsularimizin bir kismi
Gana’da tabii kural mural hak getire. Biz de haliyle kısa zamanda unuttuk Portekizli baş kapıcıdan aldığımız adab-i muaşeret kurallarını. Bizim bir grubumuz vardı Gana’da. Ben ve “D”, bir meksikalı çift, bir italyan çift, bir danimarkalı-hollandali çift, bir alman üçlü (tuhaf bir iliski hiç sormayın) ve bir de avustralyalı çift. Haftada bir birinin evinde toplanıp adını “eno gastronomico” koyduğumuz, herkes kendi ülkesinden bir yemek yapsın kisvesi altında, ama tabii asıl amaç içip içip dansedelim, gürültü yapalım, komşularımız bizden yaka silksin partileri yapıyorduk. Bu partilerin vazgeçilmezi belli bir saatte artık herkes milliyetini bile hatırlayamaz durumdayken balkona çıkıp avaz avaz herkesin sırayla milli marşlarını söylemesiydi. Niye demeyin hakikaten bilmiyorum koca da insanlarız yani sonuçta. Hayır bir de bir kere yaparsın komik olur ama yani 4 sene boyunca her hafta 1 kere cırtlak sesle Meksika milli marşını dinlemekten niye hoşlaşsın ki tüm beyin hücreleri yerli yerinde duran bir insan? Yalnız bizim milli marş da harbiden en zoru kardeşim. Yazık yani bize.Işte geçen akşam bizim 80’lik komşunun tekno partisi sırasında ben de Gana komşularımı düşünüp “korkma sönmez” diye böğürerek kaçırdığım tüm uykulardan gıyaplarında özür diledim. Hala da konuşuyorlarmış ya benimle şaşırdım doğrusu!

NOT: Bir anda resimlerimin kalitesi falan değişti farkettiniz mi? Cok şahane bir fotoğrafçı arkadaşım haftasonu bizdeydi de o sağolsun blog bi silkelendi kendini buldu sayesinde. Fotoğrafçıya ihtiyacınız olursa haber verin:) buradan link vermeyi de bir becerebilsem linkini de vericem ama dur bir daha deneyim http://www.fotogigant.ch/ aa oldu mu ne?

4 comments:

  1. destamsı olmuş blog giriş fotoğrafların
    Helal! :)

    ReplyDelete
  2. Çok keyifle okuyorum:) 80'lik amca her ne kullaniyorsa -sifa niyetine- ogrenirsen bizimle de paylas lutfen...

    ReplyDelete
  3. Tesekkur ederim Ozge :) ne zaman merdivenlerde tikirti duysam gozum kapi deliginde.80'lik komsuyu yalniz yakalayip arkadas olucam kararliyim. Bizde adettir diye helva falan mi kavurup gotursem acaba :)

    ReplyDelete
  4. Xavi Gerad Jude Am. Aiicco Sigorta plc temsilcisi. Biz 3% geri ödeme oraninda kredi sunuyoruz. Bu (CEO) e-posta adresine bizimle irtibata ilgilenen varsa: xavigeradloanfirm@yahoo.com
    Sadece Aiicco sigorta plc izin alir 20 yas üzeri edin.
    Bireysel Krediler Yatirim.
    Isletme Kredileri Yatirim.
    Konsolidasyon Kredi.
    Insaat Krediler.
    Bir veya ödeme yasindaki seçin.
    Plan kapsaminda aylik ve yillik ödemeler arasinda seçim yapin.
    Esnek kredi kosullari.
    Yil 5000 8000.000.00 Euro kadar kredi yok.
    Firmamiz Güvenilir, Verimli, hizli ve dinamik bir islemdir. Bize bugün.SR GERAD JUDE Yatirim plc: Yanitlar Isim gönderilmesi gerekmektedir. E-posta: xavigeradloanfirm@yahoo.com

    ReplyDelete