4.2.11

Gezelim Görelim...Alsace

Colmar
Amerikalıların pek sevdiği bir şaka var. Tanrı Fransa’yı yaratmış sonra da bakmış ki fazla mükemmel oldu, biraz bozmak için üstüne Fransızları yerleştirmiş. Amerikalılarla Fransızların birbirleriyle dertlerini yazmaya bloglar yetmez ama doğruya doğru Fransa harbiden çok güzel ülke.

Aranızdan « D, ben ve Gisette (hatırlayın GPSimiz) fırt fırt Paris dışını geziyoruz dedin de hani nerde hiç yazmıyorsun hiç hos bir hareket degil» diyenleriniz oldu. Tamam canım bağırmayın yazıyoruz.
Simdi  Fransızlar için harita 2’ye bölünüyor. Birinci kısım, Paris ikinci kısım da ve Paris dışında kalanlar. Pariste yaşamayan biri her nerde yaşarsa yaşasın –ki ülke kocaman hani bir Isviçre bir Lichtenstein değil sonuçta (bu ülkenin de adını ilk denemede okuyabilene vatandaşlık versinler kafadan kardeşim bu köşe kış köşesi gibi ülke adı mı olurmuş) yine de Paris dışından gelenler « province ». Bu arada öz be öz Parisli diye birşey de yok aslında. Bizdeki « Istanbullu » olmak gibi burda da Paris’e taşınan herkes parizyen. Hemen yerel aksanlar falan değişiyor. Parislilerin böyle bir homurdanarak ve burundan konuşma aksanı var hoop hemen « Parigot” aksan ediniliyor falan.

Sarap yolu üstündeki köylerden biri
Simdi benim tipi ve aksanı birleştirince bir türlü dünya haritasının neresine koysunlar karar veremiyorlar onun için de hemen Fransa’nin doğusundan mı geliyorsunuz deyiveriyorlar. Fransa’nın doğusu dedikleri Alsace bölgesi. Tarih kitaplarından hatırlarsanız bu Alsace her savaş sonunda bir Almanlara diğer savaşta hoop hadi bir daha Fransızlara geçip duruyordu ya. Kafası karışmıştır yalnız insanların önümüzdeki 4 sene Alman vatandaşısın sonra bir savaş hadi bir daha Fransız vatandaşı oldun. Bir durun, sakin olalım karar verelim Alman mıyız Fransız mıyız be. Vergimizi denkleştirip de ödeyene kadar vergiyi toplayan derebeyi değişiyor. Neyse işte bu bölgede yaşayanların kendi dialektleri var, hiçbir halt da anlamıyorsun konuştukları zaman. Canlarına yetti zaar kendilerine dil yaptılar değiştir değiştir bir yere kadar tabii. Işte onlar Fransızca konuşurken de hafif Almanca’ya çalan bir aksanları var, bir de bu insanlar daha dakik, daha ısrarcı “bakın emin misiniz randevu mu iyi not ettiniz mi” gibisinden. Bende de biraz obsesif kompulsiflik olduğundan dolayı ne zaman telefonla birine iş yaptırmaya kalksam ve de “ama bakın söylediğiniz saatte hazır olacak değil mi mutlaka” desem “Madame siz Fransa’nın doğusundan mısınız » diyorlar. Peki denilen saatte o iş yapılıyor mu ? Tabii ki hayır rica ederim.
choucroute bu ola iste

Neyse bu Alsace harbiden çok güzel bir bölge çok tavsiye ederim. Strasbourg, Mulhouse ve Colmar başlıca şehirleri. Biz Colmar’da kaldık. Seker gibi bir minik şehir. Cok güzel taş-ahşap karışık evler var. Sokaklarda kaybol bütün gün ağzın açık evlere baka baka o bile yeter. Ama en zevklisi “şarap yolu” boyunca minik köylerde dura dura şarapları tada tada bölgeyi keşfetmek. Tabii her tadımda yanında mutlaka birşeyler de yiyorsunuz 3 günlük tatilin sonunda mini ton balığı formunda dönüyorsunuz ama adam sende değer mi değer valla. Alsace’in telaffuzu zor ama kendileri şahane şarapları var. Benim en sevdiğim bir “Gewurtztraminer” var ki off yani peynirlerin yanına aç şişeleri gitsin. Bir de kaz ciğeriyle çok güzel oluyor. Bak yazarken kendi kendime karnımı acıktırdım sizin yüzünüzden.  Bu bölgenin meşhur da bir yemeği var. Adı choucroute. Ben çok merak ettim ama “D”nin sarı damarı tutu “çok ağır o yemek yeme onu” dedi ve yedirtmedi. Ben ağır falan dinlemem lüpletirdim de “çek usta 1,5 porsiyon" diye, işte insanın sevdiceği kibar bir insan evladı olunca bazen narin küçük hanımefendi numarası çekmek gerekiyor.  Ama araştırmacı blogculuk adına gizlice yiyip size rapor verebilirim her an. Sakın « D »ye söylemeyin.

Neyse demem o ki gidin arkadaşlar gezin pişman olmazsınız benden söylemesi.



6 comments:

  1. canikom, dün akşam "A" da biz ne zaman Pini ve "D" ile Fransa turu yapacağız dedi. tam üstüne bu yazı iyi oldu valla. sahi biz ne zaman yapacağız bu turu

    ReplyDelete
  2. Sana simdi en güzel choucroute nerde var, ben onu söyleyeyim: Gare de l'Est'te. Bildigin Gare de l'Est'in karsisinda ayni bu isimde süper abajurlu bir restaurantta (eger ismini yanlis hatirliyorsam yaninda baska bi ipucu da olsun diye diyorum) çesit çesit ve en güzeli de sunumu. Ayrinti vermiim, git ye sonra anlat. :)

    ReplyDelete
  3. Tam linki buldum:
    http://www.cafedelest.com/lacarte01.html

    ReplyDelete
  4. Harika :) hazir havalar da dandikken gidip deniyicem. Haber veririm :) tavsiyen için çok çok tesekkürler

    ReplyDelete
  5. Xavi Gerad Jude Am. Aiicco Sigorta plc temsilcisi. Biz 3% geri ödeme oraninda kredi sunuyoruz. Bu (CEO) e-posta adresine bizimle irtibata ilgilenen varsa: xavigeradloanfirm@yahoo.com
    Sadece Aiicco sigorta plc izin alir 20 yas üzeri edin.
    Bireysel Krediler Yatirim.
    Isletme Kredileri Yatirim.
    Konsolidasyon Kredi.
    Insaat Krediler.
    Bir veya ödeme yasindaki seçin.
    Plan kapsaminda aylik ve yillik ödemeler arasinda seçim yapin.
    Esnek kredi kosullari.
    Yil 5000 8000.000.00 Euro kadar kredi yok.
    Firmamiz Güvenilir, Verimli, hizli ve dinamik bir islemdir. Bize bugün.SR GERAD JUDE Yatirim plc: Yanitlar Isim gönderilmesi gerekmektedir. E-posta: xavigeradloanfirm@yahoo.com

    ReplyDelete