21.2.11

Insan Faktörü...Vida ve Kizlar

Emilia annesinin tek elle kaldirdigi kanapede
Vida aradı. Onun kim olduğunu unutanlar/bilmeyenler şuradan okusun. http://extrabagaj.blogspot.com/2011/01/gunes-tutulmas-m-tanrnn-ofkesi-mi.html Biz taşındık taşınalı Vida yeni patronlardan çok mutsuz. Birgün geri döneceğiz zannediyor anlatamıyoruz. Vida’nın okuma yazması çok kıt. Gana’nın
resmi dili Ingilizce ama ülkedeki 56 yerel dil de günlük hayatta konuşuluyor. Vida’nın konuştuğu dil Twi. Ülkenin başlıca dili. Ingilizce sömürge yıllarından kaldığı için Ingilizce Vida ve benzerleri için yabancı dil. Dolayısıyla da sohbetlerimiz hem telefonda hem de yüzyüze  1 kelime 1 işlem hızında genelde. Örnek ver derseniz:


V : madame knnjdfnvjp buzdolabının kapısı n^pon^n,
junnnfhjbb


P : anlamadım buzdolabının kapısı ne ?

V : evet lütfen buzdolabının kapısı
P : ben de birtek o 2 kelimeyi anladım zaten de ne olmuş
buzdolabının kapısına


V : kapısı lütfen (çok da kibardır)
P : anladım kapı ama ne ?

V : hgnkn,gr^pc njhnpjb hnpjunl kapısı
Bu noktada dialog dar alana sıkışıp kaldığı için buzdolabının kapısına ne olmuş olabilir düşünmeye başlıyorum.

P : buzdolabının kapısını kırmış olabilir misin Vida ????

Bu formülü bir de telefonda hayal edin. Tadından yenmiyor. Alooooo Nijerya cızırtı yapma çekil aradan alooooooo
Yalnız Pazar günleri oxford ingilizcesiyle smsler gönderiyor çünkü kilisede papazına yazdırıyor sms’i okuyunca insana bir önünü ilikleme hissiyatı geliyor. Bir nirvana durumu var smslerde. Halleluja.

Neyse telefonda yeni patronlardan şikayet etti yine bir de çocuklarından büyük olanın kulağının çekilmesi lazımmış onu rica etti. Ben de eli cetvelli ilkokul mürebbiyesiyim ya çok pis korkuturum sebil sübyanı. Beni evimizin köpeği bile ciddiye almıyordu be (hoş şimdi düşününce bizim köpek
kimseyi ciddiye almıyordu serserinin içine gremlin kaçmıstı o da ayrı).
Biz Gana’dan taşınırken Vida hamileydi. Benim yine uzuuuun Istanbul seyahatlerimin birinden dönüşte Vida ağlayarak boynuma sarıldı ve « ben çok kötü birşey yaptım lütfen beni kovma Madame » diye ağlıyor. Genelde benim Istanbul dönüşlerimde beni « ayyyy Madame çok şişkosunuz ne güzellll » diye karşılar çünkü. Sişko olmak Afrika’da çok makbul birşey ya bana iltifat ediyor. Beni de besiye çekmiş tabii annem , anneannem, teyzem üçlü mafya. Gelir gelmez çat diye insanın suratına böyle vurulur mu yahu. Neyse baktım şişko kısmını atladık direkt ağlıyoruz, dedim mutlaka birşeyler kırdı çünkü bileğine kuvvet ufak tefek ama çok kuvvetlidir. (bkz buzdolabı kapısında ilk akla gelen teori) Bulaşık yıkarken çat çat bardakları kırar suyun altında. Elektrik süpürgesi tutarken bir eliyle süpürgeyi tutar öbür eliyle salondaki 3’lü koca koltuğu kaldırır altını süpürür böyle bir boyuyla orantısız kuvveti var.

Tamam kovmuyorum hatta üstüne zam veriyorum dedim yemin ettim. Meğer çok kötü birşey yaptım dediği şuymuş, hamile kalmış ama sadece tek çocuğu olsun istiyordu çünkü onu en iyi şartlarda eğitmek istiyordu şimdi 2.ye hamile kalmış tabii rahibi de aldıramazsın günah demiş işini kaybeder diye korkuyormuş. Deli misin ayol dedim kovar mıyız hiç seni böyle bir sebepten hatta sana temizlikçi kadın tutarız üstüne. Neyse hamileliği ilerledi bizimkinin, yorulmasın diye 2.bir yardımcı tuttuk o da supervisor rolünde yeni kadına kök söktürüyor. Birgün yine bir cin fikirle geldi yanıma. « Ben düşündüm taşındım siz birgün buradan taşınacaksınız ben de bu çocuğa ne yaparsam yapayım sizin imkanlarınızı sunamam giderken benim çocuğumu alın beni tanımaz annesi diye seni bilir » dedi. (süper proje de minik detay renk farkımızı nasıl anlatacağız çocuğa). Neyse bu zihni sinir proce bana bir dokun tam da öğle yemeği öncesi « D » eve geldi iki kadın karşı karşıya geçmiş böğürerek ağlıyor. Dünyası şaştı çocuğun geri geri kaçmak için de çok geç girmis bir kere kapıdan içeri. Neyse sonra bögürmeden nefes alabilir hale gelince anlattım tabii bunun hiç de parlak bir fikir olmadığını, insanın elinden bebeğini alıp gidemeyeceğimizi bunu yapsa yapsa Madonna’nın yapacağını. Ikna ettim, 2 çocuğun eğitimini karşılamaya söz verdim o da ne olursa olsun her ikisini de okutmaya bana söz verdi. Sonra bu çocuk kız doğdu biz çoktan Paris’e taşınmıştık ve Vida minik bebeğe benim adımı verdi.

Işte onun için böyle arada bir arıyor çocukların ders konusunda azarlanması gerekiyorsa telefonu bana veriyor veletler benden kalayı yiyor sonra da Vida cırtlak sesiyle yeni patronlardan şikayet ediyor. Pazar Pazar çok güldükte telefonda karşılıklı cırtlak sesle birbirimizi anlamaya çalışırken onun için bu yazıyı Vida ve minik versiyonlarına ayırdım. Yoksa aslında ben size başka birşey anlatacaktım. Neyse onu da ayrıca okursunuz di mi?

3 comments:

  1. senin adını mı verdi!!Çok duygulandımm

    ReplyDelete
  2. gece 3:30...cok keyifli ...iyi ki yazıyorsun :)

    ReplyDelete
  3. Xavi Gerad Jude Am. Aiicco Sigorta plc temsilcisi. Biz 3% geri ödeme oraninda kredi sunuyoruz. Bu (CEO) e-posta adresine bizimle irtibata ilgilenen varsa: xavigeradloanfirm@yahoo.com
    Sadece Aiicco sigorta plc izin alir 20 yas üzeri edin.
    Bireysel Krediler Yatirim.
    Isletme Kredileri Yatirim.
    Konsolidasyon Kredi.
    Insaat Krediler.
    Bir veya ödeme yasindaki seçin.
    Plan kapsaminda aylik ve yillik ödemeler arasinda seçim yapin.
    Esnek kredi kosullari.
    Yil 5000 8000.000.00 Euro kadar kredi yok.
    Firmamiz Güvenilir, Verimli, hizli ve dinamik bir islemdir. Bize bugün.SR GERAD JUDE Yatirim plc: Yanitlar Isim gönderilmesi gerekmektedir. E-posta: xavigeradloanfirm@yahoo.com

    ReplyDelete