8.2.11

Linda Lisboa

Lizbonun tarihi tramvaylari
« D »iş için Lizbon’a geliyordu. Takıldım tabii peşine. Ben Lizbon’u çok severim. Bugün al çantanı taşın desinler daha cümle bitmeden ben havaalanındayım.
Paris zarif, ince, uzun bir fransız kadınıysa biraz nevrotik,hafif pasif agresif, hep iyi giyimli ama yüksek sesle gülmez fazla makyaj yapmaz, yanlış yemek ve kıyafet seçiminizde size biraz tepeden bakar, Lizbon da koca popolu bir güneyli kadın, yüksek sesle fado söyler haykırarak ağlar, haykırarak güler ya da tasasını içine atar ama ona sığınanlara göstermez. Zamanında çok güzelmiş yıllar izini bırakmış, demode makyajını dökmüş ama onun tek derdi sizi beslemek, iyi ağırlamak. 
Docas ve marina

Ilk defa 6 yıl önce Senegal'den uçmustuk Lizbon’a. Uçaktaki "beyazlar" AB ve Isviçre pasaport kuyruğundan hızlıca çıktı tabii.  Ben "diğerleri" kuyruğundayım Senegalli kardeşlerimle. "D"de mecburen bizimle. Cünkü şöyle bir proje yarattım: Sevdiceği avrupa pasaportu taşıyan  kadınlar bir olur ve vize-pasaport  kuyruklarında onları da yanımızda süründürürsek onlar da ülkelerine gider ve yetkili kurumlara “yeter canımızdan bezdik” diye ağlarlarsa vize sorununu çözeriz bence. Bu ulvi projenin alt nedeni de u ki tek başıma kuyrukta sıkılıyorum ve yanıma kaynayacak adam arıyorum. Neyse biz işte böyle bir grup kuyrukta bekliyoruz, Portekiz polisi de gelip gidip "AB kuyruğuna girsenize” diyor bize. Pasaportum lacivert olabilir ama benim de bir gururum var heralde diye diye bekledim. Sonunda sıra bize geldi "D"yle 2 farklı gişeye girdik benim gişedeki polis "neee Türk müsün?" diye bir çığlık attı ki itiraf ediyim tırstım ulen atalarını falan kılıçtan geçirmis olabilir miyiz diye çünkü havaalanlarında bu tip çığlıklar pek hayra alamet değil normalde. Meğer polis Türkiye aşığıymıs ve haftaya Antalya’ya gidiyormuş. Hemen beni polis kulübesine aldı ve bir çay-tavla ortamı yarattık. "D" tabii hayretler içinde bizi izliyordu ve "sen git bavullari topla şekerim ben polis arkadaşımla yarenlik ediyorum" dedim ona havam oldu. Neyse sonra polis arkadaşım beni bagaj bandına kadar geçirdi sonra da sarıldık helalleştik. Tatil böyle şahane başlamıştı.
Isa heykeli
 6 yılda neler değişmiş derseniz, o arada Lizbonlular yememiş içmemiş bütün dilleri öğrenmişler. Dedikodu yapacak dil kalmadi bize. Bir de 6 yılda sahil şeridini düzenlemişler. Yürüme ve bisiklet yolları yapmışlar. Coluk çombalak herkes orada. Bizim anadolu yakası sahil yolu gibi biraz. Ama bunu yaparken de ekonomiyi iflas ettirdiler dedi taksi şoförümüz. 6 yıl önce Rua Augusta da minik bir çocuk ve minik köpeği müzik çalıp para topluyordu. Inanmayacaksınız ama 6 sene sonra aynı çocuk ve köpeği aynı yerde aynı işi yapıyor. Çocukcağız için başarılı bir kariyer planlaması olmamış tabii. Köpek de aynı köpek mi yoksa 2. göbekten mi  çok emin değilim. Yalnız pek kıpırdamıyordu. Doldurmuş da olabilir yani eski köpeğini.
Sehre girer girmez deniz kokusu ve martı çığlıkları etrafı sarıyor. Denize hasret kaldım 2 yıldır Pariste. Otel falan dinlemeden deniz kenarına attım kendimi onun için. Denizden gelen tuzlu rüzgar yok mu gölmüş nehirmiş hiçbirine değişmem. Insan denizden uzak yaşamaya zorlanmamalı cidden insan hakları mahkemesi el atsın bu konuya.
Lizbon sokakları her zaman mis gibi çamaşır deterjanı kokuyor. Cünkü bütün evlerin camlarından yeni yıkanmış çamaşırlar sarkıyor hep. Insanın burnunu sürerek geçesi geliyor ama neme lazım evin ciddi bakışlı hanımı fırlar kafamızda terlik falan kırar diye cesaret edemiyoruz. Burası da Istanbul gibi 7 tepeli. Zaten aslında galiba bütün eski şehirler 7 tepeli. Bunun da bir sebebi olmalı ama şu an wikipedia'ya bakmaya çok üşendim. Siz üşenmez de bakarsanız bana da haber verirsiniz di mi? 
Sehrin tamamı arnavut kaldırımı. Bu romantik durum bir süre sonra ayak bileklerinizin içine ediyor ve de sevdiceğinize kırıtmak için getirdiginiz topuklu ayakkabıları giyemiyorsunuz, kokoş kılıklarınız da mantar oluyor ama o kadarı da artık nazarlık. Yalnız heryer yokuş çık yokuş in, tık nefes oluyor insan bir noktadan sonra. Yokuşun başında elele romantik başlayan yürüyüş ortalara doğru "bırak elimi be bi de seni mi taşıycam hadeee"ye dönüyor. Ama yokuş bitip de eski dökük rengarenk evlerin arasından okyanus manzarası karşınıza çıkınca az önceki cazgırlığınızdan utaniyor yine kibar halinize dönüyorsunuz.
Pasteis de nata
Lizbonda çok yeniyor valla bak uyarmadı demeyin. Küçük birer tonbalığı olarak dönülüyor sonra eve. Ah ne balıklar, ne balıklar. Dün akşam tipik bir Portekiz lokantasında yedik. Adı Solar Dos Presuntos. Kocaman bir akvaryum var, içinde benim boyum kadar ıstakozlar. Sizin için ıstakoz gözlemleri yaptım. Sanırım akıllı hayvanlar. Piramit kurmak yöntemiyle firara teşebbüs ediyorlardı. En altta kalanı "Muhsin abi sen bi dur en altta biz üstüne tırmanıp kaçalım sonra geri gelir seni alırız" diye kandırmış olabilirler. Kek Muhsin bunların hepsini sırtında taşıdı bir sure. Tam ilk antenler suyun dışına çıkmıştı ki garson sinsi planı farketti ve piramidi dağıttı. Akvaryumun tam önünde kabarık saçlı bir kadın oturuyordu. Tahminimce kadının spreyle krepe yapılmıs saçlarını acil iniş kaydırağı olarak kullanıp kaçacaklardı. Yalnız eğer planları başarıya ulaşsaydı "katil ıstakozların intikamı 1" filmi için sağlam malzeme çıkardı söyliyim. Neyse işte bu restoranda bir ahtapot yedim ki ne siz sorun ne ben söyliyim çünkü adini unuttum. Lokum gibi yumuşacık ama üstü çıtır çıtır. Mis kokulu zeytinyağı ve bol sarımsakla servis ediyorlar. Yanında da nefis Alentejo şarabı. Ben Portekiz şaraplarını çok seviyorum. Insanın tüm damağını dolduruyorlar. Bu seyahatte de ögle akşam şarap denedik. Hiç de aksırıp tıksırmadık!
Fark etmişsinizdir ki gezmek benim için homini gırtlak demek. "D" için işin kültür boyutu da var ama bana yemek olsun içmek olsun başka da birşey istemem. Bir de ayakkabı alışverişine de hayır demem tabii ısrar ederseniz ama çok da ısrar etmenize gerek yok hemen ikna olurum. 
Kurutulmus balik cipsi

Portekizlilerin « pasteis de nata » diye bir tatlısı var, milföy içinde muhallebi gibi birşey. Leblebi gibi atılıyor çok da iyi gidiyor. Midye dolma yer de kaç oldu saymayız ya öyle yedim. Bir de « 100 Maneiras » diye bir restorana gittik bu defa. Siz mönüyü görmüyor sadece şarabınızı seçiyorsunuz. Yemek 8 tabaklık bir mönü. Portekiz mutfağının modern sunumu diyelim. Minyatür çamaşır ipine asılmış kurutulmuş balık cipsleri geliyor mesela. Çok komik minik mandalları bile var. Resmini de çektim bakın. 
Lizbon’a giden Cascais -ki Lizbon’un sayfiye yeri olur şahane plajları ve deniz kenarında nefis balık lokantaları var - ve Sintra'yı da görsün mutlaka. "D" beni Parise gönderdi kendi Sintra'da toplantısına devam ediyor ki bu da onu çok popüler bir insan yapmıyor şu anda.
pazar günü Cascais plaji
Lizbonlular kısa boylu. Lizbonu sevmek için bir sebep daha işte size. Kendinizi selvi boylu sanıyorsunuz yanlarında. Genel olarak turist milletine kıl olduğum için fado dinlemeye yine gitmedik. Cünkü bütün fado barların birkenstock içi çorap kombinasyonlu turistlerle dolu olduğuna eminim. Mutlaka çok şey kaçırmışımdır o ayrı. Ama arnavut kaldırımları yüzünden topuklu ayakkabılarımı giyemesem de  kimse beni o birkenstock kalabalığıyla aynı ortama sokamaz.
Size 2 otel önerim var. Her 2’si de şahaneydi. Solar do Castelo (şehrin eski kalesinin surlarının içinde) ve Inter-nacional design hotel (şehrin en merkezi meydanında). Bir de tabii Docas’a mutlaka gidin güneş batarken birer porto şarabı için. Cool mekan isteriz derseniz de K da önce yemek yiyin sonra da partiye kalın. Süper bir fikrim var siz iyisi mi beni de yanınızda götürün 10 numara tur rehberi olurum valla bak.    
bileklerinizin canina okuyan arnavut kaldirimlari

inter-nacional'in komik kapi isaretleri

sehrin modern yüzü



sokaklar mis gibi çamasir kokuyor


1 comment:

  1. Xavi Gerad Jude Am. Aiicco Sigorta plc temsilcisi. Biz 3% geri ödeme oraninda kredi sunuyoruz. Bu (CEO) e-posta adresine bizimle irtibata ilgilenen varsa: xavigeradloanfirm@yahoo.com
    Sadece Aiicco sigorta plc izin alir 20 yas üzeri edin.
    Bireysel Krediler Yatirim.
    Isletme Kredileri Yatirim.
    Konsolidasyon Kredi.
    Insaat Krediler.
    Bir veya ödeme yasindaki seçin.
    Plan kapsaminda aylik ve yillik ödemeler arasinda seçim yapin.
    Esnek kredi kosullari.
    Yil 5000 8000.000.00 Euro kadar kredi yok.
    Firmamiz Güvenilir, Verimli, hizli ve dinamik bir islemdir. Bize bugün.SR GERAD JUDE Yatirim plc: Yanitlar Isim gönderilmesi gerekmektedir. E-posta: xavigeradloanfirm@yahoo.com

    ReplyDelete